Haber Detayı
01 Mart 2019 - Cuma 08:57 Bu haber 254 kez okundu
 
İDRİS NAİM ŞAHİN, PROJELERİNİ ANLATTI
İçişleri Eski Bakanı ve Saadet Partisi (SP) Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İdris Naim Şahin, basın mensuplarıyla bir araya geldi ve Ordu'da yapacağı projeleri anlattı
Haberi


Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben ve siz şehrimizi büyütmek için büyük bir çaba içerisindeyiz diyen Şahin; ''Şu anda görüyorum ki Ordu’muz değişik açılardan büyümenin ve büyütülmenin mücadelesine sahne olan bir ilimiz. Ama şu açık ki bu salon göstermektedir ki bana göre Ordu’muz basın açısından birilerinin belki fark edemediği bir büyüklüğe sahip, bir birliğe sahip, bir ortak bakışa ve duyguya sahip. Sizlerde her biriniz gazetenizle, derginizle, televizyonunuzla kendi başına bir çabanın içindeyken belki bu büyüklüğü göremiyor olabilirsiniz. Eminim ki bu buluşma bizim, sizin camia olarak büyüklüğünüzü ve niteliğinizi görmemize fırsat vermenin yanı sıra inanıyorum ki sizin camia olarak da bu buluşmalar birbirinizin bir araya geldiği bu toplantılar kendi camianızın ne kadar büyük, ne kadar seçkin kişilerden oluştuğunu kendiniz tarafından görülmesi açısından da bir fırsattır. İyi ki Ordu’da böyle bir basın var. Basınla bizim yaptığımız işler birbirinden farklı değil. Birbirine çok benzer işler. Yerel basınla şuanda bir aradayız. Yani Ordu yerel basınısınız. Ben ne yapacağım? Ben de yerel seçimlerinin adayıyım. O halde o yerel kelimesi bende bir ışık çaktı. Sizlerde yerel, ben de yerelim. O halde biri basın biri yönetici. Hecelere baktığım zaman yerel basın, yerel başkan, hecelerde aynı, kelimelerin yarısı da aynı. Çok benzer yanımız var. Yüzde 50 beraberiz. Yerel olmakta birlikteyiz. Öteki tarafı siz basınsınız, ben de inşallah sizlerin objektif desteğiyle başkan olacağım. Dolayısıyla yerel basın, yerel başkan inşallah birlikte Ordu için çok şeyler yapacağız'' dedi.
9 MART'I BEKLEYİN
Şahin; ''İnşallah 9 Mart Cumartesi günü Ordu’muzla ilgili benim düşündüğüm, sizlerden aldığım intibalar üzerine tasarladığım, hayal ettiğim ve gerçekleşmesi için çaba göstereceğimiz Ordu üzerine vizyonumuzu, Ordu kimliğine yönelik düşüncelerimizi ana başlıklar, alt başlıklarıyla birlikte ve diğer katılımcı Ordu yetkilileriyle birlikte paylaşacağız. Ordu’ya bizim kazandırdığımız, farkında olarak, olmayarak kimlikler var. Her şehrin bir kimliği vardır ve olmalıdır. Ordu’yu ben gençlik yıllarımdan itibaren ilgilenmeye başladığım ve tanımaya başladığım zamanda Güzel Ordu tabiri kullanılırdı. Hatta onun adını taşıyan bir ilkokulumuz var. Bu çok hoşuma giden bir tabirdir. Bu bir hedeftir, bir hevestir ve çok doğru bir şeydir. Hiç eskimeyen bir kimliktir. Hep güzel olmak, hep güzel kalmak insanlar için belki mümkün değil ama şehirler için mümkündür. Ordu’muz hep güzel olsun ve güzel kalsın. Bu halde bu güzellik üzerinden Ordu’nun birinci kimliğini isimlendirmek ve o kimlik üzerinden Ordu’yu fotoğraflamak isterim. Belediye çalışmalarımızı, belediye hizmetlerimizi bu güzel Ordu ana başlığı altında Güzle Ordu kimliği altında sizlerle paylaşacağım. Öncelikle temiz Ordu, tertemiz Ordu’yu yaratacağız. Basınıyla, halkıyla, muhtarıyla, dernekleriyle, belediyeleriyle hep birlikte Ordu’yu en batıdan en doğuya, en kuzeyden en güneye bizim sorumlu olduğumuz sınırlar içinde tertemiz bir Ordu yapmak zorundayız. Derelerimiz kirleniyor, acilen sahip çıkıp kurtarmak durumundayız. Derelerimizde balıklar yeniden ürer ve onları yeniden misafirlere ikram eder hale getirmek durumundayız. Denizlerimiz kirleniyor. Kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya onu temizlemeliyiz. Ormanlarımızı, bahçelerimizi korumalıyız. Bununla ilgili temiz ev, temiz sokak, temiz mahalle, temiz ilçe ve tertemiz bir Ordu projesini öncelikle ve hayatımızın olmazsa olmazı olarak uygulamaya koymak durumundayız ki bunun devamında Ordu’yu turizm şehri yapabilelim. Bunu üzerinde çok büyük hassasiyet göstermek istiyorum. Bu hassasiyeti doğrusu taşıyorum. Altyapıyı, suyu, kanalizasyonu ve diğer kurumların elektriktir, telefondur, doğalgazdır diğer kurumların altyapı hizmetleri bugüne kadar yapılmıştır. Yapan herkese çok teşekkür ediyorum. Ama bundan sonra faklı bir anlayışla Avrupa’da neyse, Japonya’da neyse Ordu’da da sağlıklı bir şekilde bu çalışmaları yapmalıyız. Her sene bitmeyen altyapı çalışmalarından bu şehir, bütün şehir esasında artık vazgeçmelidir. Vazgeçmeyi başarmalıdır. Parça parça, biri yapar biri söker. Biri yapar diğeri söker anlayışından vazgeçmeliyiz. Buna yönelikte getirdiğimiz büyükşehir müessesi hukuki imkanı buna da müsaittir. Bu imkanı kullanmak durumundayız. Bütün altyapı kurumları tek elde, tek bir anlayışla hizmetlerini yapmalıdır. Tabi yapılmışlar devam edecek ama bundan sonra yenileme ve yeniden yapılacak alanları yeni anlayışlarla yapmak ve belli bir süre içerisinde bütün altyapıyı yeni bir standartta kavuşturmak. Ama bir yerinden başlamak zorundayız. Böyle parça parça altyapı çalışmaları bir şehre coğrafi anlamda kimlik kazandırmaz. Üst yapı yani binalar. Yapı stokumuz başka şehirlere göre aslında çok korkutucu ve ürkütücü değil. Ama önlem alınmazsa bizde 10 sene sonra belki 15 sene sonra bugün İstanbul’un içinden çıkılmaz haline, Kocaeli’nin sıkıntılı görüntüsüne bizde düşebiliriz'' dedi.
SİZLER DE YEREL, BEN DE YERELİM
Şahin; ''Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben ve siz şehrimizi büyütmek için büyük bir çaba içerisindeyiz. Şuanda görüyorum ki Ordu’muz değişik açılardan büyümenin ve büyütülmenin mücadelesine sahne olan bir ilimiz. Ama şu açık ki bu salon göstermektedir ki bana göre Ordu’muz basın açısından birilerinin belki fark edemediği bir büyüklüğe sahip, bir birliğe sahip, bir ortak bakışa ve duyguya sahip. Sizlerde her biriniz gazetenizle, derginizle, televizyonunuzla kendi başına bir çabanın içindeyken belki bu büyüklüğü göremiyor olabilirsiniz. Eminim ki bu buluşma bizim, sizin camia olarak büyüklüğünüzü ve niteliğinizi görmemize fırsat vermenin yanı sıra inanıyorum ki sizin camia olarak da bu buluşmalar birbirinizin bir araya geldiği bu toplantılar kendi camianızın ne kadar büyük, ne kadar seçkin kişilerden oluştuğunu kendiniz tarafından görülmesi açısından da bir fırsattır. İyi ki Ordu’da böyle bir basın var. Basınla bizim yaptığımız işler birbirinden farklı değil. Birbirine çok benzer işler. Yerel basınla şuanda bir aradayız. Yani Ordu yerel basınısınız. Ben ne yapacağım? Ben de yerel seçimlerinin adayıyım. O halde o yerel kelimesi bende bir ışık çaktı. Sizlerde yerel, ben de yerelim. O halde biri basın biri yönetici. Hecelere baktığım zaman yerel basın, yerel başkan, hecelerde aynı, kelimelerin yarısı da aynı. Çok benzer yanımız var. Yüzde 50 beraberiz. Yerel olmakta birlikteyiz. Öteki tarafı siz basınsınız, ben de inşallah sizlerin objektif desteğiyle başkan olacağım. Dolayısıyla yerel basın, yerel başkan inşallah birlikte Ordu için çok şeyler yapacağız. İnşallah 9 Mart Cumartesi günü Ordu’muzla ilgili benim düşündüğüm, sizlerden aldığım intibalar üzerine tasarladığım, hayal ettiğim ve gerçekleşmesi için çaba göstereceğimiz Ordu üzerine vizyonumuzu, Ordu kimliğine yönelik düşüncelerimizi ana başlıklar, alt başlıklarıyla birlikte ve diğer katılımcı Ordu yetkilileriyle birlikte paylaşacağız. Ordu’ya bizim kazandırdığımız, farkında olarak, olmayarak kimlikler var. Her şehrin bir kimliği vardır ve olmalıdır. Ordu’yu ben gençlik yıllarımdan itibaren ilgilenmeye başladığım ve tanımaya başladığım zamanda Güzel Ordu tabiri kullanılırdı. Hatta onun adını taşıyan bir ilkokulumuz var. Bu çok hoşuma giden bir tabirdir. Bu bir hedeftir, bir hevestir ve çok doğru bir şeydir. Hiç eskimeyen bir kimliktir. Hep güzel olmak, hep güzel kalmak insanlar için belki mümkün değil ama şehirler için mümkündür. Ordu’muz hep güzel olsun ve güzel kalsın. Bu halde bu güzellik üzerinden Ordu’nun birinci kimliğini isimlendirmek ve o kimlik üzerinden Ordu’yu fotoğraflamak isterim. Belediye çalışmalarımızı, belediye hizmetlerimizi bu güzel Ordu ana başlığı altında Güzle Ordu kimliği altında sizlerle paylaşacağım. Öncelikle temiz Ordu, tertemiz Ordu’yu yaratacağız. Basınıyla, halkıyla, muhtarıyla, dernekleriyle, belediyeleriyle hep birlikte Ordu’yu en batıdan en doğuya, en kuzeyden en güneye bizim sorumlu olduğumuz sınırlar içinde tertemiz bir Ordu yapmak zorundayız. Derelerimiz kirleniyor, acilen sahip çıkıp kurtarmak durumundayız. Derelerimizde balıklar yeniden ürer ve onları yeniden misafirlere ikram eder hale getirmek durumundayız. Denizlerimiz kirleniyor. Kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya onu temizlemeliyiz. Ormanlarımızı, bahçelerimizi korumalıyız. Bununla ilgili temiz ev, temiz sokak, temiz mahalle, temiz ilçe ve tertemiz bir Ordu projesini öncelikle ve hayatımızın olmazsa olmazı olarak uygulamaya koymak durumundayız ki bunun devamında Ordu’yu turizm şehri yapabilelim. Bunu üzerinde çok büyük hassasiyet göstermek istiyorum. Bu hassasiyeti doğrusu taşıyorum. Altyapıyı, suyu, kanalizasyonu ve diğer kurumların elektriktir, telefondur, doğalgazdır diğer kurumların altyapı hizmetleri bugüne kadar yapılmıştır. Yapan herkese çok teşekkür ediyorum. Ama bundan sonra faklı bir anlayışla Avrupa’da neyse, Japonya’da neyse Ordu’da da sağlıklı bir şekilde bu çalışmaları yapmalıyız. Her sene bitmeyen altyapı çalışmalarından bu şehir, bütün şehir esasında artık vazgeçmelidir. Vazgeçmeyi başarmalıdır. Parça parça, biri yapar biri söker. Biri yapar diğeri söker anlayışından vazgeçmeliyiz. Buna yönelikte getirdiğimiz büyükşehir müessesi hukuki imkanı buna da müsaittir. Bu imkanı kullanmak durumundayız. Bütün altyapı kurumları tek elde, tek bir anlayışla hizmetlerini yapmalıdır. Tabi yapılmışlar devam edecek ama bundan sonra yenileme ve yeniden yapılacak alanları yeni anlayışlarla yapmak ve belli bir süre içerisinde bütün altyapıyı yeni bir standartta kavuşturmak. Ama bir yerinden başlamak zorundayız. Böyle parça parça altyapı çalışmaları bir şehre coğrafi anlamda kimlik kazandırmaz. Üst yapı yani binalar. Yapı stokumuz başka şehirlere göre aslında çok korkutucu ve ürkütücü değil. Ama önlem alınmazsa bizde 10 sene sonra belki 15 sene sonra bugün İstanbul’un içinden çıkılmaz haline, Kocaeli’nin sıkıntılı görüntüsüne bizde düşebiliriz. Bugünden bunu görmek ve buna göre davranmak zorundayız. Biz hepimiz basını da halkı da yönetici de sivil toplum kuruluşları da birbirimizi bu noktada acımasızca olsa da eleştirmek zorundayız. Ben buna açığım. Doğrusu böyle bir eleştiriyi de istiyorum her noktada. Çünkü bir şehri harap etmek farkında olmadan kolay ama onu düzeltmek bazen zor, bazen imkansız. Bizim Ordu için ise bu imkansız değil. Zor mu bana göre zor da değil. İnşallah daha güzel bir planlama ve yapılanmayla bundan sonrasını iyi örneklerle kötü örneklerle sıkıştırarak çözebiliriz diye düşünüyorum ve çözeceğiz. Mevcut yapı stokuna gelince de orda ki ilkemiz şu, Ordu’da sıvasız bina, boyasız bina kalmamalı. Her yerde çatısız bina kalmamalı Ordu’muzda. Renk seçimlerini kent estetikçileriyle birlikte seçerek Ordu merkezde farklı çalışmalar yapacağız. Fatsa’da ayrı, Kumru’da ayrı, Ünye’de ayrı, Mesudiye’de ayrı. Mesela tebrik etmek lazım bir Yeşilce örneği var. Gidip görmüşsünüzdür. Küçük bir örnektir. O belediye başkanımız da kutluyorum. Teşekkür ederek kendisini anıyorum. Ordu’nun tanıtım tabelalarına, totemlerine fotoğraflarını koymak zorunda olduğumuz bizim için güzel bir örnektir. Yeşilce de bunu yapılabildiğine göre ilçelerimizin her birinde benzeri bir çalışma yapılabilir. Maliyetli midir? Hayır bana göre maliyetli değildir. Bu bir bakış açısıdır, bir görüş açısıdır. Ordu’yu havadan da inerken, paraşütle de uçarken, denizden deniz aracıyla da geçerken gören kişi bir tablo gibi görmek sorundadır. Bir ressamın fırçasından çıkmış bir şehir görüntüsüne Ordu’yu kazandırmak durumundayız. Belki bir güzellik bin ayıbı örter ya. Belki mevcudun varsa bir takım görsel sıkıntıları bu güzelleştirme çalışmalarıyla zannediyorum hem bize çok güzel görünür hem de misafirlerimize Ordu’yu güzel görünür hale getirebiliriz. Yani Güzel Ordu kimliğini tertemiz Ordu, kaliteli ve çağdaş altyapısı olan bir Ordu, üst yapısı da bir tablo gibi güzel renklerle boyanmış, çatısız binası olmayan yani o ilkellikten kurtulmuş bir Ordu ki bunu başarabiliriz. Yeni imar alanlarında da yeni sloganımız şu noktada geçte olsa Sayın Cumhurbaşkanımızın son zamanlarda ki yaklaşımını ben gönülden destekliyorum. Yıllardır savunduğum bir görüştür. Dikey mimari değil, bir yatay mimaridir. İnsan tabiatına uygun olan yatay mimaridir. Hele hele konutlarda. Belki işyerlerinde, ofis binalarında istisnai olarak dikey bina olabilir. Belki de o da bir güzelliktir şehir için ama her şeyin bir dozajı vardır. Orantısı vardır. Orantı diye bir kavram vardır. Düşünürken, konuşurken orantılı olmak zorundayız. Şehirleri de yatay bina, dikey bina, boş alan, dolu alan yaparken orantılı olmak durumundayız. Belli nüfusun belli bir yeşil alana, belli bir meydana, belli bir sokağa, belli kaldırıma ihtiyacı var. Araçların trafikte seyri için belli bir altyapıya, yol ağına ihtiyacı var Bunların hesabının yapılması lazım. Kısaca orantı kavramını dikkate alırsak ne kadar nüfus ne kadar ihtiyaç, ne kadar araç ne kadar yol buradan hareket edersek sorunu çözeriz'' dedi.
BASIN MÜZESİ VE BASIN SARAYINI HAYATA GEÇİRECEĞİZ
Şahin; ''Ordu’da bir Basın Müze’sini inşallah o günlerden bugünlere, gazetecileriyle, gazeteleriyle, bulabildiğimiz matbaasıyla bir Basın Müzesi’ni hayata geçireceğiz. Basın Müzesi demişken, bu müzenin de yer alacağı bir Basın Sarayı’nı hayata geçireceğiz. 1 Nisan’dan itibaren Belediye Başkanı olursam 2019 yılında değil ama 2019 yılında yerini, projesini hazırlayıp 2020, 2021 yani mesela Ordu’nun il oluş tarihi 2021 yılında Ordu’nun da 100. Yıl il oluş tarihinde inşallah biz Basın Sarayı’nı, hepinizin çok rahat çalışabileceği, her birinize ait mekanların olduğu Basın Sarayı’nı Basın Müzesi’yle hayata geçireceğiz. Ben ülkemi seviyorum, ben ilimi seviyorum. Bununda ifadesi ülke sevgisi, Ordu sevdası olarak duvarlara yazıldı. Daha önce ben Ordu’mu seviyorum, yurdumu seviyorum diyordum. Onu da aynen devam ettiriyorum. Bizim birlikte yapabileceğimiz çok şey var'' dedi.
Haber: Emrah Gemicioğlu
Kaynak: Editör: AFİŞ GAZETESİ
 
Etiketler: İDRİS, NAİM, ŞAHİN,, PROJELERİNİ, ANLATTI,
Haber Videosu
Yorumlar
Modül 1

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
58
0
2
7
17
26
2
Galatasaray
52
0
4
7
15
26
3
Beşiktaş
47
0
5
8
13
26
4
Trabzonspor
43
0
7
7
12
26
5
Yeni Malatyaspor
37
0
9
7
10
26
6
Atiker Konyaspor
35
0
7
11
8
26
7
Antalyaspor
35
0
11
5
10
26
8
Alanyaspor
34
0
12
4
10
26
9
Kasımpaşa
34
0
12
4
10
26
10
Sivasspor
34
0
10
7
9
26
11
Çaykur Rizespor
34
0
8
10
8
26
12
Kayserispor
33
0
9
9
8
26
13
Fenerbahçe
31
0
9
10
7
26
14
MKE Ankaragücü
31
0
13
4
9
26
15
Bursaspor
28
0
8
13
5
26
16
Göztepe
27
0
15
3
8
26
17
BB Erzurumspor
22
0
12
10
4
26
18
Akhisarspor
21
0
15
6
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv